The Terminal Film İncelemesi

2 min


2 paylaş

İzleyici karşısına 2004 yılında çıkan The Terminal filminin başrolünde ünlü aktör Tom Hanks bulunuyor. Politik komedi-drama türünde olan bu film; gerek konusu, gerekse izleyiciyi içine çeken sürükleyici yapısıyla yayınlandığı dönemde ve ilerleyen yıllarda büyük beğeni toplamıştır. Filmin temel yapısı yıllarca bir havalimanında yaşayan Mehran Karimi Nasseri’nin hayatından uyarlanmıştır. IMDB sitesinde 7,3 puana sahip bu film, 2005 yılında 4 ödüle aday gösterilmiş ve 2 önemli ödül kazanmıştır.

 

The Terminal Film Konusu

 

Filmimizin hikayesi, esinlendiği gerçek olaydaki gibi bir havalimanında başlıyor. Tom Hanks’in canlandırdığı Viktor Navorski karakteri JFK Uluslararası Havalimanına iniş yapmıştır. Karakterimiz hayali bir ülke olan Krakozyalı bir göçmendir ve havalimanında belge kontrollerinden geçtiği sırada inanılmaz bir olayla karşılaşır. Ülkesinde bir ayaklanma çıkmış ve mevcut yönetim devrilmiştir. Bu yüzden elinde bulunan uluslarası seyehat ve vize alma hakları askıya alınmıştır. Ülkesinde bulunan olağanüstü durum nedeniyle de geri dönmesi mümkün değildir. Yasal bir boşluk nedeniyle, her şey normale dönene kadar havalimanından çıkması yasaklanmıştır. Zavallı Viktor Navorski bundan sonraki günlerini havalimanında geçirecektir.

 

Krakozyalı karakterimiz Viktor Navorski beş parasız ve çaresiz bir şekilde dilini dahi bilmediği bir ülkenin havalimanında sıkışıp kalmıştır. İlk günlerde açlıkla mücadele edecek, ülkesinde yaşananlardan dolayı kendisini çok kötü hissedecek ve daha birçok sorunla yüzyüze gelecektir. Bunlar da yetmezmiş gibi havalimanı müdürü tarafından her fırsatta baştan savılmaya çalışılacak, havalimanından çıkması ve diğer güvenlik birimlerinin eline düşmesi için türlü oyunlara maruz kalacaktır. Karşısına çıkan bu zorluklarla mücadele ettikçe, her şey biraz daha kolaylaşacaktır.

 

Filmin konusu, karakterimizin başına geldiği gibi Paris’in Charles de Gaulle Havalimanı’nda belgelerini kaybettiği için yıllarca mahsur kalan Mehran Karimi Nasseri’nin hayat hikayesinden uyarlanmıştır. Gerçek bir olayı, gerçekçi bir şekilde izleme imkanı bulduğumuz ve olayın sürükleyiciliğine kapıldığımız filmde; karakterimiz Viktor hayata, bürokrasiye, dostluğa ve aşka dair birçok şey öğrenecektir. Karakterimizin New York’a gelmesinin ardında yatan büyük neden ise filmin sonlarında ortaya çıkacaktır. Yaklaşık 2 saat uzunluğundaki bu film hikayenin devamını merak eden okuyucular için daha birçok detay barındırıyor. İyi seyirler…

 


Onay Keleş
Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez Ama YALNIZ ve DİK durmak için Gerçekten çok şey gerekir.

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir