Dîvânu Lügâti’t-Türk’ün Önemi

3 dakika


2 paylaş

İçerisinde barındırdığı söz varlığı ve kültürel motiflerle, Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dili için benzersiz bir kaynaktır. Dîvânu Lügâti’t-Türk, 11. yüzyılda yazılmış olmasına rağmen, günümüzde de güncelliğini korumakta ve gerek Türk dili, gerek Türk kültürü için yapılan araştırmalarda geçmişle günümüz arasında, hatta gelecek için fener görevi görmektedir.

Farklı görüşler bulunmakla birlikte, Kâşgarlı Mahmud’un, Dîvânu Lügâti’t-Türk’ü 1072 yılında yazmaya başladığı, dört defa düzelttikten sonra 1074 yılında tamamladığı konusunda kayıt bulunmaktadır. Müstensih Muhammed bin ebî Bekr ibn ebi’l-Feth, Kâşgarlı’nın kendi el yazısıyla yazdığı asıl kitabı şu sözlerle bitirdiğini belirtir: “Kitap dört yüz altmış dört yılının Cümad-el-ula ayının ilk günü (25 Ocak 1072) yazılmaya başlanıp, dört defa düzeltildikten sonra dört yüz altmış altı yılının Cümad-el-ahire ayının onuncu günü olan (10 Şubat 1074) Pazartesi bitirilmiştir.” (Dîvânu Lügâti’t-Türk’ün Söz Varlığı (t.y.), TDK).

Kâşgarlı Mahmud, Dîvânu Lügâti’t-Türk ile yalnızca Türkçenin 11. yüzyıldaki söz varlığını günümüze taşımamıza yardımcı olmamış, eserinin arkasına koyduğu haritayla o dönemin coğrafyasına ve tarihine ulaşmamıza yardımcı olmuştur. Bu eser, o dönemi anlamamıza kaynak olan eserlerden bir tanesidir.

Dîvânu Lügâti’t-Türk’ün tek nüshası bulunmaktadır. Bu nüsha da İstanbul Millet Kütüphane’sindedir.

Dîvânu Lügâti’t-Türk üzerinde birçok çalışma yapılmıştır. Onun hakkında birçok kitap, makale ve tez yazılmıştır. Çalışanların içinde Reşit Rahmeti Arat, Ahmet Caferoğlu, Besim Atalay gibi önemli dilciler bulunmaktadır. İlk çalışan isim ise Kilisli Rifat Bey (Rifat Bilge)’dir. 1917 yılında Kitâb Dîvân Lugât at-Türk adıyla üç cildi tercüme etmiştir.

Dîvânu Lügâti’t-Türk’ü çalışan Batılı dilciler de vardır. Bunların başında Brockelmann gelmektedir. Brockelmann 1928 senesinde Dîvânu Lügâti’t-Türk’teki Türkçe kelimeleri cetvelleyerek bir ciltte toplamış ve bastırmıştır (Dîvânu Lügâti’t-Türk’ün Söz Varlığı (t.y.), TDK).

Dîvânu Lügâti’t-Türk’ün Söz Varlığı

Türklerin İslamiyet’i kabul etmesiyle birlikte Türklerde Arap ve Fars hayranlığı baş göstermiştir. Edebiyatta kendisine Farsçayı örnek alan Türkler, konuşma dilinde de Arapça etkisinde kalmışlardır.

Ansiklopedik bir sözlük hazırlayan Kâşgarlı Mahmut, hazırladığı sözlükle Türkçenin söz varlığının gücünün ortaya konulmasını sağlamıştır. Böylece Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermiştir. Kâşgarlı, atasözü, deyim ve şiir gibi edebî ürünlerle Türkçenin anlatım derinliğini ortaya çıkardığını söyler. Bunun için eserinin sözlük bölümünde tanımladığı hemen her sözün, içinde geçtiği örnek cümleleri, şiirleri, atasözleri ve deyimleri vermeye özen gösteren Kâşgarlı Mahmut, “Türklerin görgülerini, bilgilerini göstermek için söyledikleri şiirlerden örnekleri kitaba serpiştirdim. Sıkıntılı ve sevinçli günlerde yüksek düşüncelerle söylenmiş olan ve ilk söyleyenden sonra kuşaktan kuşağa aktarılan atasözlerini de kitaba aldım. Böylece kitap en üst seviyeye ve arılığa ulaştı.” diyerek örnekli bir sözlük yazmasının gerekçelerini de açıklamaktadır.

Yapılan çeşitli sayımlar sonucunda Dîvânu Lügâti’t-Türk’teki söz varlığı konusunda farklı verilere ulaşılmıştır. Carl Brockelmann’ın yayımladığı Mitteltürkischer Wortshatz nach Mahmud al-Kaşgaris Divan Lugat at-Türk adlı eserde 7399 söz bulunmaktadır. Besim Atalay’ın üç ciltlik çevirisinin 1943 yılında yayımlanan endeksinde verilen sözcük sayısı ise 8783’tür. Dîvânu Lügâti’t-Türk’ün Özbekistan’daki yayımında ise 9222 sözcük bulunmaktadır. M. Vefa Nalbant’ın çalışmasında ise Dîvânu Lügâti’t-Türk’te 5147’si isim, 3477’si fiil olmak üzere 8624 sözcüğün madde başı olarak bulunduğu belirtilmiştir (Dîvânu Lügâti’t-Türk’ün Söz Varlığı (t.y.), TDK).

 


Onay Keleş
Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez Ama YALNIZ ve DİK durmak için Gerçekten çok şey gerekir.

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir